DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Frank McLure was born on July 14, 1893 in Mobile, Alabama. He was an actor, known for Citizen Kane (1941), Notorious (1946) and His Girl Friday (1940). He died on January 23, 1960 in Los Angeles, California.
Filmografi
Geçirdiği ağır bir kalp krizi sonrası, doktorların tüm karşı çıkışlarına rağmen hastaneyi terk eden Avukat Sir Wilfrid Robarts evine döner. Henüz ilk günden davalar kapısına yığılmıştır. Fakat bunlar arasında bir cinayet davası vardır ki, adeta Robarts’ı yeniden hayata döndürür. Leonard Vole adındaki bir adam, yaşlı bir kadını öldürmekle suçlanmaktadır. Fakat uzun yılların verdiği deneyimle Robarts genç adamın masum olduğuna inanmaktadır. Davayı üstlenir, fakat tam her şey sonuca bağlanacakken beklenmedik bir şey olur. Davalının eşi Christine Helm, kendisine karşı tanıklık etmeye başlamıştır. Fakat neden?
Zengin medya patronu Charles Foster Kane kendi özel şatosu Xanadu'da ölür. Ölürken son söz olan Rosabud'u fısıldar. Bütün gazetelerde Kane ile ilgili değişik hayat hikayeleri yayınlanır. Genç bir gazeteci Kane'nin son sözünün ne anlama geldiğini araştırmak için görevlendirilir. Gazeteci Kane'nin yakınlarıyla iletişime geçer. Biz de Kane'nin geçmişine tanık oluruz. Bu bireysel hikaye aynı zamanda mükemmelliyetçiliğin ve otoriter yönetimin hazin sonuçlarını da göstermektedir.
Açıklama bulunmuyor.
İki işsiz komedyen Joe ve Jerry, tesadüfen mafyanın sevgililer gününde yaptığı bir katliama tanık olurlar. Arkasında şahit bırakmak istemeyen gangsterler ikilinin peşine düşer. Canlarını kurtarmak için yollara düşen ikili, Miami'ye turneye gitmekte olan ve tamamı kadınlardan oluşan bir müzik grubuna katılırlar. Kadın kılığında grupla yola çıkarlar ancak her ikisi de grubun solisti sarışın bomba Sugar Kane'e aşık olurlar ancak kimlikleri ortaya çıkmasın diye güzel kadına karşı duygularını belli edememektedirler. Bunun üzerine Joe, üçüncü bir kimlik yaratarak utangaç bir milyoner olarak Kane'e yaklaşmayı dener. Öte yandan Jerry'nin de başı, kadın kimliğine aşık olan bir milyonerle derttedir.
Phileas Fogg, 80 günde dünyayı dolaşabileceğine bütün serveti üzerine iddiaya girer. Onlar yola çıktığında, İngiltere bankası soyulmuştur ve bir dedektif Fogg'un hapisten kaçmak için bu yolculuğa atıldığına inanıp, onu takibe başlar. Film gösterildiği yılda, en iyi film kategorisi de olmak uzere, 5 dalda oscar kazandı...
Samuel Taylor'un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina'ya hayat veriyor. New York'un ve aslında Amerika'nın en zengin ailelerinden Larabee'lerin şöforü Fairchild'ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David'e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır. Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris'e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır. İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve 'modaya uygun' bir hanımefendi olmuştur. Sabrina'nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan 'kadın avcısı' David'i bir kaç dakika içerisinde fetheder..
Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.
Lorelei ve Dorothy taşradan büyük şehire gelmiş iki genç kadındır. Bir müzikholde dansçılık ve şarkıcılık yapan bu iki genç kadın Paris'e giden bir transatlantikte iş bulurlar. Çok geçmeden Lorelei ve Dorothy'nin etrafını zengin adamlar sarar. Zengin bir koca bulmayı isteyen Lorelei ve Dorothy aşkın anlamını öğreneceklerdir.
Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?
Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.
Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.
Mutsuz bir evliliği olan ve üst tabakanın kendisine yapmacık gelen tavırlarından bunalan Julia Sturges, kocasından habersiz olarak iki çocuğunu da alır ve Amerika'ya gitmek üzere Titanic gemisine biner. Ancak kocası Richard da çocuklarından vazgeçmek niyetinde değildir ve son anda Titanic'e binmeyi başarır. Julia ve kocası Richard arasında yolculukları boyunca üst tabakaya mensup olmanın getirmiş olduğu soğukkanlı ama gerilimli bir tartışma yaşanırken, her ikisi de birbiri hakkındaki yalanları, gerçekleri ve gerçek kişiliklerini keşfederler. Bu arada ilk seferine çıkmış olan, yapıldığı tarihe göre dünyanın en büyük gemisi olan ve hiç batmayacağı söylenen Titanic; bir buzdağına çarpınca, Julia ve Richard bu olay karşısında kendi sorunlarının boyutunu ve ilişkilerini bir kez daha gözden geçirmek zorunda kalırlar.
Chicago’da büyük bir gazetenin editörü olan Walter Burns ve onunla çalışan gazeteci Hildy Johnson boşanmıştır. Hildy, nişanlısı olan sigortacı Bruce Baldwin’le evlenip sakin bir aile hayatı sürmek için işten ayrılacağını Walter’a iletir. Fakat Walter’ın yazarını kaybetme gibi bir isteği yoktur. Bu yüzden Bruce’u takibe alıp, onun başını belaya sokma çalışmalarında bulunurken Hildy’i gazeteye döndürmeye ikna etmekle uğraşır. The Front Page filminin yeniden yapımı olan His Girl Friday, Amerikan Film Enstitüsü’nün 100 Yıl, 100 Gülüş kategorisinin 19. sırasında yer alır...
Uzun yıllar saklandığı kasabada kimliği belirsiz kişilerce vurularak öldürülen Andersen'ın olayı sigorta şirketinin en gözüpek çalışanlarından Jim Reardon'ın ilgisini çeker. Cinayeti araştırmaya başlayan Jim, İsveçli olarak da bilinen Andersen'in tanıdıklarıyla konuştukça makdülün karanlık geçmişine tanık olur. Bağlantıları kurdukça geçmişte yaşanan bir hırsızlık olayına ulaşır. Sigorta şirketine 250 bin dolara mal olan bu dava kapanalı altı yıl olsa da Jim'in vazgeçmeye niyeti yoktur.
Stenograf Alice Sycamore, çalıştığı şirketin başkan yardımcısı da olan patronu Tony Kirby’ye aşıktır, seçkin şirketse patronunun açgözlü babası Anthony P.Kirby’ye aittir. Baba Kirby, silah ticaretinde tekel olmaya çalışmakta ve 12 blokluk bir bölgede son ev olan Alice’in dedesi Martin Vanderhof’un evini satın alması gerekmektedir. Bununla birlikte, Martin, bireyleri para yerine arkadaş edinmeye ve eğlenmeye önem veren anarşik ve uçuk bir ailenin reisidir. Tony, Alice’e evlenme teklif ettiğinde; basit ve çılgın ailesinin züppe Kirby’lerle tanışmasının zaruri olduğunu söyler, Tony kararlaştırılandan bir gün önce Alice’i ve ailesini ziyaret etmeye karar verir. Kaçınılmaz bir sınıf ve yaşam tarzı çatışması vardır, Kirby’ler Sycamore’ları küçümseyerek reddeder ve Alice, Kirby ailesinin hayatını değiştirerek, Tony ile olan ilişkisini bitirir...
Bette Davis, kardeşinin kumar borçlarını ödemek için sevmediği banker Bay Skeffington'la evlenen güzel bir sosyetik kadını oynuyor. Evlilik uzun sürmez, eski Bayan Skeffington arkasında kırık kalpler bırakarak erkekten erkeğe koşar. Ama yakalandığı difteri hastalığı, yüzünde korkunç izler bırakınca güzelliği yok olur. Artık erkeklerin kalbini fethedemeyen orta yaşlı bir kadındır ama sonunda yıllar önce evlendiği, şimdi ise kör bir adam olan Bay Skeffington'da aşkı bulur.
Deeds küçük bir kasabada kendi halinde yaşamaktadır. Bir akrabasının ona yüklü bir miras bırakması üzerine şehre taşınır ve lüks bir hayat yaşamaya başlar. Bir anda herkesin gözdesi olan Deeds'in hayatı gazeteci Babe Beneth ile tanıştıktan sonra altüst olur.
Ünlü bir dansçı ve oyuncu olan Tony Hunter artık kendini kenara itilmiş hissetmektedir. Gazeteciler artık onun değil de Ava Gardner’ın peşindedirler. Ancak onun eski arkadaşları Lily ve Martin, küçük komik bir şov hazırlarlar ve Tony bu oyunu sergilemeyi kabul eder.
Bu kişi için dizi kredisi bilgisi bulunmuyor.