DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Bu kişi için biyografi bulunmuyor.
Filmografi
Koşulsuz sevgiye dayanması gereken anne-kız ilişkisi, ikili arasında beklenmedik bir anda beklenmedik bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sorgulanmak zorunda kalacaktır.
Açıklama bulunmuyor.
Boran, ailesiyle memleketinden uzakta, İstanbul’da müzisyenlik yapmaktadır. Eşi denizi hiç görmemiştir; Boran da yıllarca çalışarak ailesini de yanına alıp birlikte oturabilecekleri, deniz gören, küçük bir ev almıştır sonunda. Bir gün eve döndüğünde, bir inşaatın deniz manzarasını kapattığını fark eder. Boran, kayıp manzarasını yeniden kazanabilmek için git gide zorlaşan, feci sonuçlarını öngöremediği bir mücadeleye girişecektir.
Ünlülerin mahallesi Cihangir’in en ünlüsüdür Yılmaz. Popüler sinemacılarla oyuncuların uyuşturucu satıcısı ve yakın arkadaşıdır. İstanbul’da başlayan uyuşturucu operasyonları sonrasında satacak uyuşturucu bulamaz ve içinde artık sevilmeyeceğine dair bir paranoya hasıl olur. Bu paranoya ona her geçen gün daha büyük riskler aldıracak, Yılmaz sevilme vahametiyle yavaş yavaş yok olacaktır.
Orhan 38 yaşında bir aile babasıdır. Bir yandan ev kazası yüzünden komaya girmiş annesiyle ilgilenirken, bir yandan da kefil olduğu arkadaşı ortadan kaybolduğu için üzerine kalan borcu kapatmakla uğraşır. Bu süreçte ailesiyle de arası açılır ve giderek baba rolünü kaybeder. Taksi şoförlüğü gibi ek işler yaparak başka bir adam haline gelir.
Müzeyyen, toplumsal ahlak çizgisinin altında yaşayan genç bir kadındır. Kavgaya, uyuşturucuya bezenmiş hayatını kendine benzeyen arkadaşlarıyla paylaşıyordur. Kardeşi Ali onun varlığını yeni öğrenmiş, onunla tanışmaya Bolu’dan kendi burjuva, başarılı eğitim hayatını yarıda bırakıp Antalya’ya gelmiştir. Meşru çocuk Ali sınanmadığı günahlarla, gayr-i meşru çocuk Müzeyyen ise Ali’nin getirdiği umutla imtihan olacaktır.
Balıkesir’de yaşayan Deniz, Türkiye'deki pek çok liseli akranı gibi üniversiteye hazırlanmakta ve yaşadığı kent dışında okumanın hayalini kurmaktadır. Yakın dostları Esra ve Gül ile beraber ortak bir ideali paylaşırlar. Deniz'in babası sürekli batmasına rağmen iki senede bir yeni bir iş kurmaktan vazgeçemeyen bir adamdır. Annesi ise daha ziyade ilkokula giden küçük kardeşi Defne ile ilgilenmektedir. Bir gün Deniz, kıymetli ve önemli bir tablonun yanmasından sorumlu tutulur. Hayatta erkeklere, geleceğe dair kafası karışıkken, ergenlik sorunlarından bunalırken bir de bu olay tuz biber ekmiştir. Aynı dönemde ülke çapında yaşanan doğalgaz sıkıntısı Balıkesir'i de etkiler. Bir süre sonra Deniz yaşadığı sıkıntılarda yalnız olmadığını fark edecektir...
Jigololuk yapan çekici bir adamın hayatı, bir kadına âşık olmaya başlamasıyla altüst olur. Artık gerçek isteklerini ve ihtiyaçlarını keşfetmesi gerekecektir.
Cenaze evinde maaş istemek ahlaki bir sınır ihlali midir yoksa bir hak talebi mi? Sevim’in bakıcı olarak çalıştığı evin yaşlı hanımı ölmüştür. Sevim sonunda maaşını isteyecek cesarete ulaşır. Gün boyunca büyütmeden halletmeye çalıştığı maaş mevzusu bu orta üst sınıf aile için bu ay maaşın kimin tarafından verileceği büyük bir olaya dönüşür.
Dört arkadaş hafta sonu için Teoman'ın ailesinin yazlık evine giderler fakat onları umulmadık bir misafir beklemektedir. Bahçeye bakan ailenin kızı Esra, evin boşluğundan istifade edip evde takılırken Teoman'lara yakalanır. Bu tatsız karşılaşmadan sonra aynı bahçe içinde pek bir araya gelmeseler de, mecburiyetler onları bir araya getirir. Esra'nın kolyesinin kaybolmasıyla, onların ilişkileri de değişecektir.
Bir öğrenci evi, iki kadın, bir adam, yakın dostluk, iki skor, bir akşam yemeği, aşk, kalabalık sokaklar, bitmeyen umutlar, şehrin kocaman sesi altında ezilen küçük çığlıklar…
Didem ve Ayşe İstanbul’da yaşayan, öğrencilikleri biteli bir süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ iş bulamamış iki genç kadındır. Bu iki genç kadının yetişkinliğe adım attığı ve artık para kazanmaları gereken, insanlık için kısa, onlar için asla geçmek bilmeyen bu zaman diliminde, görünürde günlerin öncekinden ve birbirinden pek de farkı yoktur. Metropolün kıyısında, evlerinin terasından yükselen gökdelenlerin ve gecekondudan bozma apartmanların arasında kalakalmışlardır.
Barış Bıçakçı ve Tufan Taştan'ın senaryosunu kaleme aldığı Sen Ben Lenin, uzun yıllar boyunca Akçakoca kasaba meydanına dikilmesi istenen fakat bürokratik izinlerin çıkmaması sonucu bir depoda saklanan Lenin'in büstünün hikâyesini alternatif bir gerçeklik sunarak ele alıyor.
Müslüman bir öğrenci olan Hilal ile erkek bir transseksüel olan arkadaşı Feza arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Yüzeysel ve kendi algılarına göre kültürel ve sosyal geçmişleri olan, karşıt kutuplara sahip Hilal ve Feza, devlet baskısına ve toplumsal önyargıya karşı verdikleri ayrı mücadelelerde ortak paydada buluşurlar. Her zaman pürüzsüz veya çatışmasız olmasa da, dostlukları kökleşmiş önyargılara rağmen zamanın testinden geçer.
Birbirlerini çok sevmekle beraber, birbirlerine hiç kimsenin çektirmediği kadar acı çektiren bir çift. Bir tarafta cilt doktoru olarak çalıştığı devlet hastanesinde boğulan ve her konuda kendini suçlamaktan vazgeçemeyen Mazhar, diğer tarafta mutluluğu da hüznü de sınırlarda, müzik ve yazıyla yaşayan Ece. Tüm güzellik ve çirkinliğiyle onları yalnız bırakmayan İstanbul’da, varlıklarını sürdürebilmek için hem kendileri hem de çalkantısında gitgide boğuldukları şehirleriyle mücadele eden çiftin tek sığınağı, yine birbirlerine duydukları derin aşk.
Haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30'lu yaşlarındaki Hasret uzun süredir aynı kâbusu görmektedir. Tekrarlayan kâbusla aklına bir soru düşer: Annesiyle babası trafik kazasında ölmemiş olabilir mi? Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim Kaygı, müzisyen anne-babası 20 yıl önce trafik kazasında ölen bir kadının kâbusuyla ilerliyor.
Oregon, tek bir gün içinde yaşanan olayları konu ediyor. Hayatlarını Bodrum'da geçiren Gaye ve Hakan, yakın arkadaşlarına bir müzik kaseti teslim etmek için İstanbul'a gider. Ancak İstanbul'a gitmeleriyle kendilerini beklenmedik olayların içinde bulurlar. Başlarına gelen olayların ardından Gaye ve Hakan'ın kaseti arkadaşlarına teslim etmesi pek de kolay olmaz.
Asya, başarılı bir doktordur. Kocası Volkan, harika bir eş ve oğulları Ali’ye şahane bir babadır. Üç kişilik çekirdek aile, hep huzur ve mutluluk dolu bir hayat yaşamışlardır... Beyaz güller kadar saf bir ilişkidir Asya’nın gözünde yıllardır süren evlilikleri... Ta ki; Asya, Volkan’ın atkısındaki sarı uzun saç telini görene dek…
Yolları bir üzüm bağında kesişen iki gencin tutkulu, delidolu sevdalarının öyküsünü; iki ayrı dünyanın insanı Sevda (Ayça Ayşin Turan) ve Kerem’in (Serkan Çayoğlu) aşk ve mücadele sınavını konu alıyor.
İdealist gazeteci Ozan, kendisi gibi gazeteci olan Elif ile evlenmek üzeredir. Gözü kara gazeteciliği ile tanınan Ozan gizemli ve zor bir haberin peşindedir. Birbirlerini delicesine seven ikilinin hayatındaki mutlu tablo korkunç bir olayla son bulur: Ozan, trafik kazası geçirerek hayatını kaybeder. Ancak Ozan, kaybettiği hayatını yeni bir bedende tekrar bulur. Hayata başka bir beden ile geri dönen Ozan’ın önünde iki zorlu görev vardır: Onu kimin öldürdüğünü bulmak ve Elif’e tüm gerçekleri anlatmak. (18 yaş ve üzeri için uygundur)
Milletvekili bir baba ve çok zengin bir annenin oğlu olan Onur için başlatılan bir proje sayesinde Fırat, Azad, Kömür, Nazlı, Peri ve Narin de okuma hakkı kazanırlar. Onlar hem mahkum hem de öğrencidir artık... Bu proje onunda yeniden hayatla barışmasına sebep olacaktır.
Bir ‘az ünlü’nün, az daha ünlü olma hikayesi... Bir zamanlar reytingi bol dizilerde ve art-house sinema filmlerinde boy gösteren Bartu, birçok oyuncu için ciddi gelir ve kısa ömürlü şöhret kapısı olarak görülebilecek dizilerde oynamaktan bıkmıştır. Hızlı yaşadığı hayatı sebebiyle artık parası da kalmamıştır. Tam bu sırada karşısına oyuncu olmak isteyen kuzeni Gizmo ve senelerdir görmediği dayısı çıkar. Bir yandan dizilerde oynamadan hayatını kazanmanın bir yolunu arayacak olan Bartu, bir yandan da kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya çalışacaktır. Bartu Ben’in yönetmen koltuğunda 34. Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması Dramatik Film Yarışması Büyük Jüri Ödülü’nü Kelebekler filmiyle kazanarak ülkemize 2018 yılında büyük gurur yaşatan Tolga Karaçelik oturuyor.
18 yaşındaki Hazal, bir anda sırra kadem basınca ailesi çareyi polise başvurmakta bulur. Polis olayı araştırdıkça Hazal'ın ailesinin tüm sırları ve kirli çamaşırları da ortalığa dökülecektir..