DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Bu kişi için biyografi bulunmuyor.
Filmografi
Ekrem mahallesinde delikanlılığı ile meşhur bir kamyon şoförüdür. Yakın arkadaşlarından Hikmet ile aynı yerde çalışmaktadır. Hikmet bir kadın meselesi yüzünden Ekrem’e düşman olur. Bir gün Hikmet patronunu öldürür ve tüm parasını alır. Kurduğu tuzak ile suç Ekrem’e kalır. Hapishaneye giren Ekrem iki yıl sonra firar eder. Polisin takibi altındaki Ekrem, gerçek suçluları ortaya çıkarmak için çalışır.
Metin Erksan'ın yazıp yönettiği bu film, 2 arkadaşıyla bir gecekonduda yaşayan sokak şarkıcısı Ali ve sevdiği kızın evlenmeye karar vermesi ile başlar. Fakat Ali'yi komşu kızı Dansöz Özcan ve zengin bir dul da sevmektedir. Ali'yi meşhur edeceğini söyleyen zengin dul Ali'nin ilgisizliği yüzünden jigolosunun kollarında intihar eder ve katil olarak Ali tutuklanır. Ali'in sevdiği kız ise maddi zorluklar nedeniyle mahallenin kasabıyla evlenir.
Dümbüllü Tarzan, yönetmenliğini ve senaryosunu Muharrem Gürses'in yaptığı 1954 yapımı siyah beyaz Türk filmi.
Ölüm Perdesi" nin konusu da, akla hayâle gelmiyecek kadar enteresandır. filme göre, komünistler bir perdenin storuna yerleştirdikleri gizli bir bombayla İstanbulu havaya uçuracaklarken, Murat Davman Türkiyeyi bu faciadan kurtarmaktadır. Filmde komünistlerin şefi bir kadın Leyla Sayar, Türk polisinin şefi ise diğer bir kadın Muallâ Kaynak tarafından oynanmakta, Murat Davman da bir yandan bomba işiyle uğraşırken, öte yandan da "küçük" çapkınlıklar sayesinde iki kadına da yetişebilmektedir. (21.03.2024 Luftwaffe)
Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi halinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar’daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Necla, Leyla ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.
André Gide'in Pastoral Senfoni adlı kitabının sinema uyarlaması.
Film, Murat ile amcasının kızı Aysel’in felakete doğru giden hayatlarını anlatır. Murat ve Aysel birbirine âşıktır. Evlenip mutlu olmak isterler. Emin adında biri, Aysel’e zorla sahip olmaya çalışır fakat başaramaz. Aysel, yaşadıklarını Murat’a söylemez. Bir gün Emin, Aysel’in kardeşi Fatma’ya tecavüz eder. Aysel ise ailesinin namusunu korumak için gizlice Emin ile görüşür. Amacı onu Fatma ile evlenmeye zorlamaktır. Fakat Emin, Aysel’e de saldırır. Bu esnada yaşananlara şahit olan Murat, olayı yanlış anlar ve Aysel’i öldürerek hapishaneye düşer. O hapishanedeyken ailenin üzerindeki felaketler devam edecektir.
Uzun süredir evinden ayrı kalan Sema, babasının vefatı üzerine vasiyetname-nin okunması için köşke döner. Köşkte ölen adamın ilk karısından olan oğlu Samiş ve karısı, Kızı Sema , Uşaklar , hizmetçiler ve anne Zübeyde hep beraber yaşamaktadırlar. Sami sara hastası olan ve ara sıra nöbetleri tutan hastalıklı ve bir o kadar da huysuz acımasız bir adamdır. Vasiyetin okunmasından sonra bütün mallarının karısı Zübeyde ve kızı Sema’ya kaldığını ancak bu kişilerin hayatta olmaması durumunda mirasın ilk karısından olan oğlu Sami’ye e kalacağı anlaşılır. Ve b undan sonra olaylar gelişerek devam eder.
Film, sevap ve günahları eşit olduğu için dünyaya geri gönderilen Şaban’ın başına gelenleri konu alır. Şaban’ın amcaoğlu Salih, İstanbul’a traktör almaya gelmiştir. İstanbul’da Şaban’ın mezarını ziyaret eder. Bu sırada Şaban mezarından çıkar. Şaban, bir hafta içinde yapacağı iyilik ve kötülüklere bağlı olarak cennet ve ya cehenneme gidecektir. Prens Mirzotti, banka müdürü Haydar’ın kızı Serap’la evlenmek istemektedir. Fakat Serap, Celal’e âşıktır. Salih, banka müdürü Haydar’a çok benzemektedir. Haydar’ın yerine geçen Salih, Şaban ile birlikte Prens Morizetti’yi alt edip Serap’ın Celal ile evlenmesini sağlamaya çalışırlar.
Sevdiği erkekle tam evleneceği sırada tecavüze uğrayıp umumhaneye düşen bir kadının öyküsü.
Bekar bir baba ve başka kadınla ilgilendiği için sevgilisinin oğlunu kaçırma öyküsü
Murat isimli bir üsteğmenin hayatından kesitler sunar. Murat, vatanına bağlı bir şehit oğludur. Askeriyeye ait üç şilep bilinmedik bir sebeple patlar. Patlamaların ardında gizli bir örgüt vardır. Murat, bu örgüt için casusluk yapar ve idamına karar verilir. Hapishaneden kaçar. Örgütle tekrar ilişki kurar ve örgüt için çalışmaya devam eder. Fakat Murat ile ilgili bilinmeyen bir gerçek vardır.
Turgut, pavyonda çalışan Gönül'e âşık olur. Kadını evine getirerek ailesine onunla evlenmek istediğini söyler. Turgut'un ağabeyi Nazmi, bu evliliğe karşı çıkar. Fakat ailenin evliliğe olumlu bakması üzerine durumu kabullenir. Turgut'un nişanlısı olarak evde kalmaya başlayan Gönül, Nazmi'ye ilgi göstermeye başlar. Evde karısı ve çocuğuyla beraber kalan Nazmi, başlarda kabul etmese de sonradan kadının ilgisine karşılık verir. İkili durumu ev halkından saklamaya çalışır. Ancak bir süre sonra olayın ortaya çıkmasına engel olamayacaklardır.
Filmde iftira sonucu dağılma noktasına gelen bir ailenin hikayesi anlatılmaktadır. Sabahat her gününü ev işi yaparak, yaramaz çocuğuyla ve huysuz kaynanasıyla ilgilenerek geçirmektedir. İşten yorgun dönen Cemal ise her gece Sabahat'ın yakınmalarıyla boğuşmaktadır. Aralarında giderek daha fazla tartışma başlar. Yıllardır Cemal'e âşık olan komşuları Mualla ise bu gergin ortamdan faydalanır. Cemal, Sabahat'ı bir tartışmanın ardından evden attığında Mualla bunu planını uygulamaya koymak için bir fırsat olarak görecektir.
Biri komiser, diğeri katil olan iki kardeşin, yıllar sonra karşılaşmalarının öyküsü.
Sevgilisi tarafından randevuevinden çıkarılan bir genç kızın öyküsü.
Filme bir konuşma ile giriliyor. Spiker fonda, bayatlamış bir edebiyat dili ile, Karadeniz bölgesi ve oranın insanlarından bahsediyor. Bir sahil köyü, ve oranın toplumundan birkaç kişi ele alınmak istenmiş. Fakat ne toplum bizim toplumumuz, ne kişiler bizim kişiliğimizi veriyor... Kılık kıyafet ve lokal çekilen sahnelerin dekoru gerçekten bizim. Fakat kişilerin kişiliği yok. Ve konunun işlenişinde La Red in tesiri apaçık görülüyor. Mualla Kaynak'ın hüviyeti ve kılığı seyirciyi yadır- gatıyor. Kızcağız, neden, Rossano Padesta yapılmaya uğraşılmış. Oysa ki rolünün kişiliğini vermeye var güciyle çalışıyor. Zaman zaman pekālā muvaffak da oluyor. Bu arada, üzerinde dikkatle durulan Tarık Tekçe, eski Mısır filmleri nin kötü adamları gibi... Adeta rol kesiyor. Cahit Irgat ve Kadir Savun ise gene başarılı ve ölçülü bir kompozisyon verdiler. (Luftwaffe 03.03.2024)
Açıklama bulunmuyor.
Bu kişi için dizi kredisi bilgisi bulunmuyor.