DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Heinie Conklin (born Charles John Conklin; July 16, 1880 – July 30, 1959) was an American actor and comedian whose career began in the silent film era.
Filmografi
Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.
Lilly (Baby Face), sefalet içinde yaşadığı onca yıldan sonra hayat basamaklarını tırmanmanın kolay yolunu bulmuştur; önüne gelenle yatmak... Lilly, babasının gizlice içki sattığı, bodrumdaki barda başlayan yolculuğuna, New York’un şaaşalı ofis binalarının çatı katında devam edecektir. Üstelik tüm basamakları tek tek çıkarak... Bankanın Alt-Düzey Yöneticisi Jimmy McCoy, Lilly’e önemli bir terfi imkanı olduğunu söyler. Fakat bir şart vardır; bankanın müdürüyle yatmak... Jimmy’nin son zamanlarda görememekten şikayetçi olduğu Lilly şöyle der; "Geceleri yatağa erken girebilmek için çok çalışıyorum."
Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.
Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.
Tom Jeffords farklı bir Amerikan askeridir. O beyazlarla apaçiler arasındaki savaşın bitmesini, iki kültürün kendi topraklarında özgürce yaşamasını istemektedir. Bu düşünceyle bir apaçi gencinin hayatını kurtarır ve apaçilerin adalet duygusunu keşfedince, barışın ilk adamını atmaları için kızılderilileri motive eder. Bu esnada apaçi kültürünü daha iyi tanır ve hatta kalbini bir yerliye kaptırır.
Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...
Gezgin bir serseri olan Charlie, bir sirke tamirci olarak işe girer ve kısa sürede aynı gösterinin yıldızı olur. Ve umulmadık bir şekilde sirk sahibinin üvey kızına aşık olur.
Norman Maine,artık yıldızı sönmek üzere olan bir film yıldızıdır.Genelde sarhoş gezen aktör,yine davetli olduğu bir programda,sahnede şovunu sergileyerek,şarkı söyleyen Esther Blodgett`i çok beğenir.Şovdan sonra şarkıcının arkadaşlarıyla kendi aralarında eğlenip,stres atmak için gittikleri kafede Esther`i çok beğendiğini,onda geleceğin yıldızını gördüğünü,ve kendisini yıldız yapmak için yardımcı olacağını söyler.Başta bu söylenenlere inanmakta güçlük çekse de kendisi de günün birinde herkesin seveceği ünlü bir sanatçı olmayı isteyen Esther, aktöre yardımını kabul edeceğini söyler.
Açıklama bulunmuyor.
Ünlü beyzbol oyuncusu Lou Gehrig'in kariyeri ve hayat hikayesini anlatan bir yapım. Gehrig’in yaşamından uyarlanan The Pride Of Yankees, Amerikan erkeği açısından "duygusal sinema" dendiğinde ilk akla gelen filmlerden biridir. Gary Cooper’ın kariyerinin en başarılı performanslarından biri ile Gehrig’i canlandırdığı film, Gehrig’in konuşmasını Cooper’ın ağzından aktararak yürek burktuğu kadar, gururlandıran muazzam bir final de sunmaktadır...
Hapisten yeni çıkmış olan yankesici hırsız Skip McCoy (R.Widmark) New York metrosunda kalabalıktan da istifade ederek gözüne kestirdiği Candy’nin (J. Peters) çantasından cüzdanını çalar. Cüzdanda erkek arkadaşı Joey’e (R. Kiley) son kez kuryelik yapan Candy’nin de bilmediği, şirketlerden şantajla para sızdırmak için gizli formüller içeren bir mikrofilm vardır. Tüm bunlardan habersiz Skip’in eline geçmiştir. Metroda Candy’i takip eden federal ajanlar, hırsızlığa şahit olmuş, mikrofilm ilgili adrese ulaşmayınca da Skip’in elinde olduğunu tüm hırsızları çalışma şekillerinden, polisten iyi tanıyan Moe Williams (T. Ritter) sayesinde anlamışlardır. Herkes Skip’in peşindedir artık.
Arizona’da çiftlik sahibi despot bir babanın giderek ailesini felakete sürükleyişi ve oğulları arasındaki kavganın giderek büyümesini konu alan ilgi çekici bir Western. Film gösterime girdiği yıl sinemalarda hasılat rekoru kırarak, öykü dalında da Oscar almıştır.
Bu kişi için dizi kredisi bilgisi bulunmuyor.