DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Bu kişi için biyografi bulunmuyor.
Filmografi
Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.
Arka sıradaki öğrenci göze çarpar; farklıdır, parlak bir zekâya sahiptir ama uyum sağlayamaz. Henüz 16 yaşındaki Claude'da fazlası da vardır. Claude, kompozisyon ödevi için aradığı ilhamı sınıf arkadaşının evinde bulur ve yazma yeteneğiyle birlikte keşfettiği keskin gözlemciliği, röntgencilik boyutuna ulaşır. Sıra dışı öğrencisinin yeteneğinden etkilenen Germain ise öğretmenin keyfini yeniden keşfeder. Ne var ki özel hayatın ihlaliyle başlayan olaylar çığrından çıkar.
Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.
Siyah Venüs (Black Venus) filmi, ırkçılık ve faşizmi sürükleyici bir dille gözler önüne seriyor. Güney Afrikalı bir köle olan Saartjie Baartman'ın gerçek yaşam öyküsünden esinleniyor. Baartman, tuhaf fiziksel görünüşünden ötürü 19. yüzyılda Avrupa'ya getirilir; sirk ucubesi ve Paris'te bir yabani olarak sergilenip ün kazanır. Karnavallarda tacize uğrar ve hayret içindeki bilim insanları tarafından incelenir. Yaşantısı inanılmaz bir zulüm içinde geçiyor olsa da, Hottentot Venüsü olarak bir ikon haline gelir, direnip dimdik ayakta kalır.
Açıklama bulunmuyor.
Bu kişi için dizi kredisi bilgisi bulunmuyor.