DNA
Listelerim
Kişi Detayları
Bu kişi için biyografi bulunmuyor.
Filmografi
Edgar Allan Poe’nun kısa hikayesinden sinemaya uyarlanan film, yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi karanlık bir tona sahip. Tıp fakültesinden mezun olan bir öğrenci ilk görevi için bir akıl hastanesine atanır. Hastaların hareket ve gündeliklerine zamanla alışan genç adam zamanla buraya alışır. Fakat bir süre sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi basit ve sıradan olmadığını fark eder…
Amerikalı bir mühendis olan Kyle Lord ve eşi mutlu bir hayat sürmektedirler. Ancak mutlulukları karısının tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle birlikte son erer. Polisin ihmali ve delil yetersizliği nedeniyle karısının katili serbest bırakılır. Kyle, katili öldürür ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir. Hapishane müdürü, mahkumları 'Sparka' denilen bir dövüşe zorlamaktadır. Bu, general ve arkadaşlarının sırf kendi eğlenceleri için düzenledikleri bir tür bahis oyunudur. Kyle da zamanla bu dövüşlere katılmaya başlar.
M.Ö. 1200’de Antik Yunan’da bir kraliçe Zeus’un kralın zalim hakimiyetini devirecek bir oğul sahibi olma ve zor bir dönemden geçen ülkeye huzur getirme arzusuna dayanamaz. Ama bu prens yani Hercules gerçek kimliğine ve kaderine dair hiçbir şey bilmemektedir. Tek bir şey ister: Girit Prensesi Hebe’nin aşkını. Ancak Hebe ağabeyine vaat edilmiştir. Hercules daha büyük bir amacı olduğunu öğrenince bir seçim yapmak zorunda kalır: gerçek aşkıyla kaçmak mı yoksa kaderini yerine getirip dönemin en büyük kahramanı olmak mı. En büyük efsanelerden birinin arkasındaki hikaye bu aksiyon dolu destanda gözler önüne seriliyor...
Appalaş Dağları’nın derinliklerinde, münzevi bir Amerikan gazisi (Robert De Niro) ile Avrupalı bir turist (John Travolta) tuhaf bir dostluk kurar. Ancak turistin gerçek niyeti ortaya çıkınca, Amerika’nın en ürkütücü yerlerinde eski bir özdeyişi kanıtlayan bir mücadele başlar: savaşın en saf hali teke tek yapılandır...
1940 yılında Sovyet Rusya'ya bağlı Sibirya'daki çalışma kampından özgürlükleri için kaçtıktan sonra 6000 km yürüyerek Gobi Çölü'nü aşıp Hindistan'a ulaşan bir grup esirin yaşadıkları macerayı ve dramı ustalıkla anlatan gerçek olaylara dayanan bir yol öyküsü.
Yıl 1984. Ülkedeki komünist rejim Türk azınlığı asimile etmek için sert uygulamalara başlar. Ülkede yaşayan Türklerin isimleri zorla değiştirilir ve Türkçe konuşmak yasaklanır. Giderek artan baskıya dayanamayan onbinlerce Türk çareyi göç etmekte bulurlar. Tüm ailesi Türkiye'ye yerleşmeye karar veren Ayten öğretmen ise, geçmişinden ve kendini ait hissettiği topraklardan kopmak istemez ve Bulgaristan'da kalmaya karar verir. Geride sadece dedesinin kaldığı köyüne dönen genç kadın, daha öncede de bir kaç kez yollarının kesiştiği Ivan'ı kendisini beklerken bulur. Vicdan azabı, bağışlanma, aidiyet ve memleket kavramları üzerine benzersiz bir deneme olan "Çalıntı Gözler" yakın tarihimize damgasını vurmuş bir olaya tarafsız gözlerle bakan çarpıcı bir yapım.
Keith Ripley, usta bir soyguncudur. Hırsızlığı kurallarına uygun olarak yapıyordur. Polisle iş birliği yapmaz, teslim olmaz, ortağını korur. Ripley'in son ortağı da bu kuralları bozduğu için ölmüştür. Jack Gabriel, New York becerikli bir sokak hırsızıdır ve bir o kadar da karizmatik ve yakışıklı. Keith bir gün Jack'in kendisinin de peşinde olduğu bir mücevher satıcısını soyarken gördüğünde yeni ortağını bulur. Birlikte büyük ve tehlikeli bir soygun yapacaklardır. Böylece Keith eski ortağının Rus mafyasına olan borcunu ödeyecek ve vaftiz kızı Alex'in hayatını kurtaracaktır. Bu plan hazırlanırken Keith istemese de Alex ve Jack yakınlaşırlar. Fakat iş bundan daha da karmaşık bir hal alacaktır; birisi hırsızlığın kuralını bozmuştur.
Açıklama bulunmuyor.
Bir profesörün keşfettiği gemiden kaçan şeytanla başlayan bir kovalamacayı konu alıyor. Arkeolog Profesör Nicholas ve öğrencilerini beraber yaptıkları bir kazı çalışmasında yüzyıllar öncesine ait olan toprak bir kap bulunur. Profesör bu kapla beraber ülkesine dönecektir. Amerika Nicholas’ın eski karısı Ava’nın yardımıyla kabın içerisinden çıkan metinlerin kutsal kitaba ait olduğu anlaşılır. Tercüme edildikten sonra bakıldığında metinlerde Nuh’un aslında iki gemi inşaa ettiği ve bu ikinci gemiye şeytani bir varlığı hapsettiği ortaya çıkar. Geminin Irak’ta bir yerlerde battığı yazmaktadır. Bu yazılanlara göre Irak yönetiminden izin alan Nicholas, bir ekip toplayarak araştırmalara başlar. Batan gemi ve içerisinde ki şeytani varlık bulunur. Ancak beklenmedik bir şekilde kaçmasından sonra zorlu bir koşuşturmaca başlayacaktır
Yıl 1971. Komünist rejim altındaki Bulgaristan’da dini ifadeler ve batı kaynaklı müzik ulusal tehdit kabul edilmektedir; BBC, Deutsche Welle, Özgür Avrupa Radyosu yasaklıdır. Yaşanmış bir hikâyeden esinlenen Radiogram, işte bu dönemde, rock’n’roll delisi küçük oğluna yeni bir radyo almak için 100 kilometre yürüyerek en yakın şehre giden bir babanın hikâyesini anlatır.
Bu kişi için dizi kredisi bilgisi bulunmuyor.